Hz. İsa'yi Hangİ Özellİklerİyle Taniyabİlİrİz?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hz. İsa'yi Hangİ Özellİklerİyle Taniyabİlİrİz?

Mesaj  feyza55 Bir Ptsi Eyl. 24, 2007 10:48 am

HZ. İSA'YI HANGİ ÖZELLİKLERİYLE TANIYABİLİRİZ?



Yukarıda belirttiğimiz gibi, bu sorunun cevabını bulmak için Kuran'a
baktığımızda karşımıza çıkan ilk işaret, ayetlerde anlatılan,
peygamberlerin sahip oldukları ortak özellikler olacaktır. Öyleyse
birtakım alametlerle kendini belli edip, dikkat çekecek olan Hz. İsa'yı
tanımak için Kuran'da bildirilmiş olan bu peygamber özelliklerinin
neler olduğunu incelemek gerekmektedir. Elbette peygamberlerle ilgili
Kuran'dan çıkarılabilecek yüzlerce alamet vardır. Ancak bu bölümde
dışarıdan bakan bir gözle değerlendirebilecek en belirgin özellikler
ele alınacaktır.



1. Üstün ahlak özellikleri ile diğer insanlardan ayrılır



Allah'ın seçip gönderdiği her peygamber gibi, Hz. İsa da tüm üstün
ahlak özelliklerini üzerinde taşır. Onu diğer insanlardan ayıran en
belirgin fark, yaşadığı toplum içinde alışılmadık bir şekilde ortaya
çıkan yüksek şahsiyetidir. Öyle ki halk arasında hiç rastlanmayan,
insanların alışık olmadığı ve görür görmez etkilenecekleri ahlaki
özelliklere sahiptir. Allah'a olan güveni ve imanı ile son derece
kararlı, cesaretli, toplumun etkisi altında kalmayan, aksine herkesi
etkileyen, güçlü bir insandır. Nitekim tüm peygamberlerin üzerlerinde
taşıdıkları bu üstünlük ayetlerde şöyle bildirilmektedir:



Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz delilimizdir. Biz, dilediğimizi
derecelerle yükseltiriz... Ve ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik,
hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan
Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete
ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik.)
Onların hepsi salihlerdendir. İsmail'i, Elyasa'yı, Yunus'u ve Lut'u da
(hidayete eriştirdik). Onların hepsini alemlere üstün kıldık.
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık);
onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. Bu, Allah'ın
hidayetidir; kullarından dilediğini bununla hidayete erdirir... (Enam
Suresi, 83-88)



Allah, peygamberleri diğer insanlara göre üstün özelliklerle
yarattığını yukarıdaki ayetlerde açıkça bildirmiştir. Bu konu ile
ilgili Kuran'da geçen daha pek çok örnek vardır. Örneğin "...İbrahim
(tek başına) bir ümmetti." (Nahl Suresi, 120), "Güç ve basiret sahibi
olan kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u..." (Sad Suresi, 45), "Ve
gerçekten onlar, Bizim katımızda seçkinlerden ve hayırlı
olanlardandır." (Sad Suresi, 47), "... Bizi inanmış kullarından
birçoğuna göre üstün kılan Allah'a hamdolsun. dediler." (Neml Suresi,
15) gibi ayetlerde bildirilen ifadeler, peygamberlere verilen
üstünlükleri bize bildirmektedir. Hz. İsa da Allah'ın seçkin kıldığı
peygamberlerdendir. Bir ayette şöyle buyrulur:



İşte bu elçiler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan,
Allah'ın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır.
Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve O'nu Ruhu'l-Kudüs'le
destekledik... (Bakara Suresi, 253)



2. Peygamberlere has yüz ifadesi ile tanınacaktır



Elçilerin üstünlüklerinin gerek bilgice, gerekse vücutça olduğu da Kuran'da bildirilmektedir:



... O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve
bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah
(rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 247)



Bilgice, akılca, vücutça, ahlakça üstün kılınmış bir insan olarak Hz.
İsa'nın yüzünde peygamberlere has bir ifade olacaktır. Sahip olduğu
güçlü Allah korkusunun ve derin imanının nuru, yüzüne yansıyacaktır. Ve
peygamberlere has olan nurlu ifade o derece açık olacaktır ki, onu
görenler diğer insanlara kıyasla çok üstün bir insanla
karşılaştıklarının farkına varacaklardır. Ancak unutmamak gerekir ki,
elbette herkes bunu kabul edecek değildir. Kimi insanlar içlerinde
duyacakları haset ve kin sebebiyle, bu ahlaki üstünlüğü gözardı
edebilirler. İçten içe farkında olsalar da, işlerine gelmediği için
anlamazlıktan gelebilirler. Yalnızca imanında samimi olanlar, bu
üstünlüğü görüp gereği gibi takdir edebileceklerdir.



Allah, Hz. İsa'nın hem dünyada hem de ahirette "... seçkin, onurlu,
saygın ve Allah'a yakın kılınanlardan..." (Al-i İmran Suresi, 45)
olduğunu bildirmiştir. Allah'ın ayetinin bir tecellisi olarak tüm
peygamberler gibi Hz. İsa da çevresindeki insanlar arasında
saygınlığıyla, seçkin ve onurlu oluşuyla tanınacaktır.



3. Hikmet ve hitabet gücü çok yüksektir



Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir... (Enam Suresi, 89)



Allah, çeşitli kavimlere tebliğ yapmaları, onları uyarıp korkutmaları
için gönderdiği peygamberlerini hikmet sahibi de kılmıştır. Hikmetli
bir anlatım, isabetli konuşmalar, doğruya davet edici ve kötülükten
menedici tavırlar, tüm peygamberlerin ortak özellikleridir. Nitekim
Kuran'ın daha pek çok ayetinde tek tek peygamberlere verilen hikmete de
dikkat çekilir. Örneğin, Hz. Davud için "... ona hikmet ve anlatım
çarpıcılığını vermiştik." (Sad Suresi, 20); Hz. Yahya için, "... daha
çocuk iken ona hikmet verdik." (Meryem Suresi, 12); Hz. Musa için, "O,
erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim
verdik..." (Kasas Suresi,14); Hz. Lokman için, "Andolsun, Lokman'a
"Allah'a şükret" diye hikmet verdik..." (Lokman Suresi, 12); Hz.
İbrahim için, "... Doğrusu Biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti
verdik..." (Nisa Suresi, 54) diye bildirilmiştir.



Allah'ın bize bildirdiği, "Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz
kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir..." (Bakara
Suresi, 269) ayeti gereği, tüm peygamberlerin hikmet verilerek
ödüllendirildiğidir.



Hz. İsa'nın Allah'ın bir elçisi olarak hikmetle ödüllendirildiğine ve
bunu kendi kavmine de bildirdiğine Kuran'da şöyle dikkat çekilmiştir:



Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi
hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de,
yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti,
Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim... (Maide Suresi, 110)



İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim ve
hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de.
Öyleyse Allah'tan sakının ve bana itaat edin." (Zuhruf Suresi, 63)



Bu ayetler doğrultusunda Kuran'a baktığımızda anladığımız, Hz. İsa'yı
tanımak için bir başka işaretin de, onun yapacağı "hikmetli, isabetli
ve çok etkili konuşmalar" olacağıdır. Diğer tüm konularda olduğu gibi
hikmetli konuşma da, peygamberlere has çok dikkat çekici bir
özelliktir. Kuran'ı kendilerine rehber edinmiş olan müminler Hz.
İsa'nın konuşmalarının diğer bir ayette de belirtildiği gibi "özü
kapsayan bir bilgi" (Kehf Suresi, 91) içerdiğini ve bunun ancak
Allah'ın seçtiği elçilere has olduğunu anlarlar. Gösterdiği üstün akıl,
yaptığı kusursuz teşhisler, getirdiği çözümler her zaman çok isabetli
olup Allah'tan özel olarak verilmiş bir hikmetin en açık alametlerini
oluşturacaktır. Böylece üstün şahsiyeti ve aklı açıkça göze
çarpacaktır.



4. Çok güvenilirdir



Her elçi gönderildiği topluluğa ilk olarak "Gerçek şu ki, ben size
gönderilmiş güvenilir bir elçiyim" (Şuara Suresi, 107) ifadesiyle söze
başlayarak kendisini tanıtmıştır. Peygamberlerin bu güvenilirlikleri,
Allah'ın kitabına, dinine, gönderdiği şeriata tam tamına uymalarından
kaynaklanır. Hiçbir durumda doğru yolun, hak dinin sınırlarının dışına
çıkmazlar. Yalnızca Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak istemelerinden
dolayı kimseye boyun eğmezler. Kuran'da hemen hemen tüm peygamberlerin
bu özelliklerini ön plana çıkardıklarından bahsedilmektedir. Örneğin,
Hz. Musa'nın kendisini kavmine tanıtması Kuran'da şöyle haber
verilmektedir:



Andolsun, Biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denedik. Onlara
kerim bir elçi gelmişti; "Allah'ın kullarını bana teslim edin;
gerçekten ben, sizin için güvenilir bir elçiyim" (demişti). (Duhan
Suresi, 17-18)



Şüphesiz elçilerin bu önemli özelliklerini kavimleri her zaman takdir
edememişlerdir. Hatta çoğu zaman elçilerle ilgili yanlış zanları
olmuştur. Çünkü kendi cahiliye sistemlerini terk edip onların davet
ettiği hak dine uymak istememişlerdir. Ancak aradan belli bir zaman
geçtikten sonra elçilerin en güvenilir insanlar oldukları kavim içinde
de kabul görmüştür. Bu konuda örnek olarak Hz. Yusuf'u verebiliriz. Hz.
Yusuf, uzun bir süre kavmin içinde zorluklarla denenmiş; önce köle
olarak satılmış, sonra bir süre için hapiste kalmıştır. Allah'ın
dilediği zaman ise güvenilir bir insan olduğu anlaşılmış, hükümdar
tarafından devletin hazinelerinin başına geçirilmiştir:



Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, onu kendime bağlı kılayım." Onunla
konuştuğunda da (şöyle) dedi: "Sen bugün Bizim yanımızda (artık) önemli
bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin." (Yusuf
Suresi, 54)



Kuran'da bildirilen peygamberlerin bu özellikleri kuşkusuz Allah'ın bir
elçisi olarak Hz. İsa'da da görülecektir. Hz. İsa dünyaya ikinci
gelişinde, Allah'ın değişmez bir kanunu olarak halk arasında
güvenilirliği ile dikkat çekecektir. Allah, Hz. Yusuf'a ve diğer tüm
elçilerine olduğu gibi, Hz. İsa'ya da yardım edecek ve onun ne kadar
emin bir insan olduğunu zamanı geldiğinde insanlara gösterecektir.



5. Allah'ın koruması altındadır



Andolsun, (peygamber olarak) gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz
geçmiştir: Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer)
bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek
olanlar onlardır. (Saffat Suresi, 171-173)



Allah her zaman elçilerini diğer insanlardan üstün kılmıştır. Tarih
boyunca gönderilen her peygamber, Allah'ın yardımıyla düşmanlarına
karşı üstünlük kazanmış, onların kurdukları tuzaklardan korunmuştur.
Aldıkları her karar, uyguladıkları her yöntem hep hayırla ve başarıyla
sonuçlanmış, Rabbimiz onları her durumda desteklemiştir.



Dolayısıyla Allah'ın elçisi Hz. İsa'yı bekleyen müminler için yol
gösterici bir başka işaret de onun her işinin başarı ile sonuçlanması
olacaktır. Öyle ki aldığı her karar, uyguladığı her yöntem kendisi ve
etrafındaki müminler için hayırlı sonuç verecektir. Hatta ilk bakışta
aksilik gibi görünen olaylar dahi bir süre sonra onların hayrına
dönecektir. Ve Hz. İsa'nın aldığı tüm kararların en doğrusu, en
akılcısı olduğunu bu olaylar ispat edecektir. Çünkü Allah Kuran'da
elçilerinin her ne olursa olsun tüm zorluklara rağmen üstün
geleceklerini, onları kesin olarak yardımıyla destekleyeceğini
vadetmiştir.



Allah'ın bu vaadiyle Hz. İsa'ya küçük büyük her işte gelen başarı ve
bereket hem düşmanlarının, hem de yanındaki inananların dikkatini
çekecek kadar açık olacaktır. Düşmanları da, bu durumun
olağanüstülüğünü fark edecek ancak bunun Allah'tan gelen bir yardım
olduğunu takdir edemeyeceklerdir. Her işinin başarılı olmasına, attığı
her adımın doğru olmasına bir anlam veremeyeceklerdir. Çünkü onların
amacı, 'kendileri gibi bir beşer' olarak gördükleri bu mübarek insana
karşı üstün gelmektir. Ancak "Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri
böyle kurtarırız; müminleri kurtarmamız Bizim üzerimize bir haktır."
(Yunus Suresi, 103) ayetinde de bildirildiği gibi, Allah bu konuda
yaptıkları herşeyi sonuçsuz çıkaracak ve elçisine yardım edecektir. Ona
kurulan tuzaklar, açılan savaşlar hiçbir zaman başarılı bir sonuca
ulaşamayacaktır.

_________________
AramıoRum Kımseyı...oLması greKenLer zaTen Yanmda...Ynmda oLmayıp Benı BırakanLar aRtq Kımın umrunda..

avatar
feyza55
Admin
Admin

Kadın Mesaj Sayısı : 268
Yaş : 26
Nerden : samsun
İlgi Alanları : ilgisiz
Kayıt tarihi : 16/09/07

Kullanıcı profilini gör http://55genclik.forumotion.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Hz. İsa'yi Hangİ Özellİklerİyle Taniyabİlİrİz?

Mesaj  feyza55 Bir Ptsi Eyl. 24, 2007 10:48 am

6. Yaptıkları için karşılık beklemez



Tüm elçilerin taşıdığı ortak bir özellik de, yaptıkları hiçbir şey için
ücret beklememeleridir. Yaptıkları büyük hizmetler karşılığında
bekledikleri tek şey Allah'ın rızasıdır. Çevrelerindeki hiç kimseden
bir ücret, bir fayda talep etmezler. Nitekim Kuran'a baktığımızda da,
tüm elçilerin bu özelliği üzerlerinde taşıdıklarına ve bunu sözle de
dile getirdiklerine şahit oluruz:



Ey kavmim, ben bunun karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum.
Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Akıl
erdirmeyecek misiniz? (Hud Suresi, 51)



Elçilerin taşıdıkları bu üstün özellik Hz. İsa'da da görülecektir.
Allah'ın peygamberi olarak tüm insanları İslam Dinine davet edecektir.
Ancak yaptığı şeylerin karşılığında hiçbir maddi çıkar, bir ücret
talebi olmayacaktır. Kuran'da bildirilen tüm elçiler gibi yaptığı
herşeyin karşılığını Allah'tan bekleyecek ve bu özelliğiyle de gerek
yakın çevresinde, gerekse içinde bulunduğu toplumda dikkat çekecektir.



Ancak şu nokta unutulmamalıdır ki, diğer konularda olduğu gibi bu
konuda da onu ancak inananlar takdir edebilirler. İçinde bulunduğu
toplum Hz. İsa'nın bu özelliğini farketse bile, kimi düşmanları onu
engellemek için diğer tüm peygamberlere yapıldığı gibi çeşitli
iftiralarda bulunabilir. Bu iftiraların arasında kuşkusuz onun
"yaptıkları karşılığında bir çıkar sağlamaya çalıştığı, menfaat
gözettiği" gibi suçlamalar da olması muhtemeldir. Ancak Allah her
konuda işinin hayırla sonuçlanmasına izin verdiği gibi, bu konuda da
inkarcıların iftiralarının asılsızlığını tek tek ortaya çıkarır ve
elçisine yardım eder.



7. Müminlere karşı şefkatli ve merhametlidir



Peygamberlerde görülen en önemli özelliklerden biri de "merhamet ve
şefkat"tir. Peygamberler her zaman yanlarındaki müminlere karşı çok
şefkatli ve merhametli olmuşlar, onların dünyadaki ve ahiretteki
durumlarını düzeltmek için çalışmışlardır. Hz. İsa'nın ahlakının en
belirgin özelliklerinden biri de müminlere karşı olan bu şefkati ve
merhameti olacaktır. Allah, gönderdiği elçilerde çok yoğun olarak
görülen bu özelliği Kuran'da şöyle tanıtmıştır:



Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz onun gücüne giden, size pek
düşkün, müminlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir.
(Tevbe Suresi, 128)



İşte Hz. İsa da bu ayette belirtildiği gibi çevresindeki müminlere
karşı son derece "müşfik ve koruyucu" bir tavır içerisinde olacak ve bu
benzersiz samimiyet ve candanlık onun Hz. İsa olduğunun en anlaşılır
delillerinden birini oluşturacaktır.







Sahte mesihlerin ortaya çıkışı Hz. İsa'nın gelişinin habercisidir



Allah'ın şerefli elçisinin gelişi için hazırlık yapmak isteyen iman
sahiplerini gevşekliğe sürüklemek isteyenler olabilir. Bu insanlar
çeşitli bahanelerle Hz. İsa için hazırlık yapmayı gereksiz göstermeye
çalışabilirler. Bunun için kullanacakları bahanelerden biri de sahte
mesihlerin ortaya çıkması olacaktır. Zaman zaman akıl sağlığı yerinde
olmayan veya çeşitli çıkarlar peşinde olan kimi insanlar Hz. İsa
olduklarını iddia etmişlerdir. Bazı çevrelerse bu cehalet içindeki
insanların yaptıklarını kendi menfaatleri için kullanmaya çalışmış,
"Hz. İsa gelecek şeklindeki yorumlar, sahte mesihlerin ortaya çıkmasına
neden oluyor" şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardır. Bu açıklamalarla
Hz. İsa'nın yeryüzüne yeniden gelişi için yapılacak hazırlıkları
yavaşlatmak ve hatta durdurmak istemişlerdir. Ancak Allah'ın vaat
ettiği bu kutlu dönemin gelişini kimse geciktiremeyecektir. Çünkü onlar
çok önemli bir gerçeği fark edememektedirler: "Sahte mesihlerin ortaya
çıkışı Hz. İsa'nın gelişinin bir alametidir, müjdesidir". İncil'de bu
konuyla ilgili birçok açıklama bulunmaktadır:



İsa Zeytinlik Dağı'nda otururken, şakirtleri gelip, bir kenarda ona
sordular: "Söyle bize, bu olaylar ne zaman olacak ve senin gelişinin ve
dünyanın sonunun belirtisi ne olacak?" İsa onlara şu cevabı verdi:
"Sakın, sizi kimse yanıltmasın. Çünkü birçokları benim adımla gelip:
Mesih benim, diyeceklerdir ve birçok kimseleri yanıltacaklardır..."
(Matta, 24: 3-5)



Eğer o sırada size biri: "İşte Mesih burada, ya da şurada derse, ona
inanmayın. Çünkü yalancı Mesihler ve yalancı peygamberler ortaya
çıkacak ve mümkün olursa, seçilmiş olanları bile yanıltacak harikalar
ve fevkalade şeyler yapacaklardır. İşte size önceden söyleyeyim.
(Matta, 24: 15-23)



Hz. İsa'yı gerçek iman sahipleri alametlerinden hemen tanıyacaklardır.
Yaptığı her hareket hikmetli ve benzersiz olacak, bu alametlerle diğer
insanlardan ayrılacak ve hiçbir ispata gerek duymadan hemen
tanınabilecektir. Sahte mesihlerin kendilerini ispata çalışmaları ise
onların sahteliklerinin en açık delilidir.



Hz. İsa'nın delilleri yaptıkları olacaktır. O, dinsiz akımları, inkarın
ve ahlaksızlığın insanlar arasında yayılması için çaba sarf edenlerin
sistemleri çok büyük bir bozguna uğratacaktır. Allah'ın vahyiyle
hareket ettiği için inkar edenlerin tuzaklarını bozması, Allah'ın
dinini insanlar arasında yayması, küfrün çabalarını etkisiz hale
getirmesi onun için çok kolay olacaktır. Mucizeleriyle Allah'ın dininin
hak olduğunu ve iman edenlerin mutlaka üstün geleceklerini ispat
edecektir. Rabbimiz inananları Kuran'da şöyle müjdeler:



Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah,
Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. Elçilerini
hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan
İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese
bile. (Saff Suresi, 8-9)







Hz. İsa, Yeryüzünde Hiçbir Akrabası ve Tanıyanı Olmamasıyla Tanınacaktır



Hz. İsa'yı sahte mesihlerden ayıran en önemli farklılıklardan biri ise
dünya üzerinde annesi, babası, herhangi bir akrabası, arkadaşı,
tanıyanı olmamasıdır.





Kitabın önceki bölümlerinde de açıkladığımız gibi Hz. İsa Allah'ın "Ol"
emriyle babasız olarak dünyaya gelmiştir. Allah, Hz. İsa'nın bu
durumunu Kuran'da Hz. Adem'in yaratılışına benzetmekte ve şöyle
buyurmaktadır:



Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu Adem'in durumu gibidir. Onu
topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi. (Al-i
İmran Suresi, 59)



Ayette de belirtildiği gibi Allah Hz. Adem'e "Ol" demiştir ve Hz. Adem
yaratılmıştır. İşte Hz. İsa'nın ilk yaratılışı da Allah'ın "Ol"
demesiyle gerçekleşmiştir. Hz. Adem'in anne ve babası yoktur, Hz.
İsa'nın ilk dünyaya gelişinde ise sadece annesi Hz. Meryem vardır;
fakat yeryüzüne yeniden geleceği ikinci seferde onun annesi de hayatta
olmayacaktır. Aradan yüzyıllar geçtikten sonra bilinen hiçbir akrabası
olmadan yeryüzünde bulunacaktır.



Kuşkusuz bu sayede Hz. İsa'nın yeryüzüne yeniden gelişinde, onun Hz.
İsa olduğundan şüphe edilebilecek bir durum oluşmayacaktır. Sahte
mesihlik iddiasında bulunan kimselerin ise yalanları kolayca
anlaşılabilecektir. Çünkü tüm çocukluğu insanlar arasında geçmiş, çok
sayıda çocukluk resmine sahip, kendisini küçüklüğünden itibaren tanıyan
sayısız kişiye sahip bir insanın Hz.İsa olduğunu iddia etmesi son
derece mantıksızdır.

_________________
AramıoRum Kımseyı...oLması greKenLer zaTen Yanmda...Ynmda oLmayıp Benı BırakanLar aRtq Kımın umrunda..

avatar
feyza55
Admin
Admin

Kadın Mesaj Sayısı : 268
Yaş : 26
Nerden : samsun
İlgi Alanları : ilgisiz
Kayıt tarihi : 16/09/07

Kullanıcı profilini gör http://55genclik.forumotion.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz